Son dönemde coğrafi konumu ve büyük nüfusu ile Orta Doğu’nun en çok yatırım yapılan ülkelerinin arasında ilk sırada yer alan Mısır, Trump tariflerinden yüzde 10’luk bir ek vergi durumuyla konumlandırılarak yatırım açısından daha da avantajlı hale geldi. 150 Dolar’ı bulmayan asgari ücreti ve geniş yatırım olanaklarıyla uluslararası yatırımcıya göz kırpan Mısır, Türk tekstili başta olmak üzere, diğer sektörlerin de özellikle son üç yıldır ilgisini çekmeye devam ediyor. 1000 Dolar’a yaklaşan asgari ücret, yüksek kira ve üretim maliyetleriyle başa çıkmakta zorlanan Türk tekstili içinde yer alan hazır giyimciler, kumaşçılar, aksesuarcılar, nakışçılar ve makine şirketleri, yatırımlarını bu ülkeye taşımaya başladılar. Türkiye’yi ilk kez dış ticaretle tanıştıran bu sektörün ülkemizden taşınmaya başlaması, gerçekten ülkemizde önemli bir sosyo-ekonomik sorunun da başlangıcı oluyor.
Mısır Üretimde Büyüyecek Türkiye Mısır İş Konseyi Başkanı ve TTSİS Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Denizer, ABD ile yeni tarife düzenine ilişkin görüşlerini şöyle özetledi: “ABD, tekstilde ülkemize farklı oranlarda gümrük vergileri zaten uyguluyordu. Bunlar duruyor ve Trump, ilave yüzde 10 daha koyacağını açıkladı. Rakip ülkelere daha yüksek tarifeler açıkladı ama Türkiye ve Mısır özelinde, Mısır daha cazip konumda kalmaya devam ediyor. Mısır, nitelikli sanayi bölgelerinden ABD’ye gümrüksüz ihracat yapabiliyor. Buna yüzde 10 ekleme olsa da bize göre daha avantajlılar. Bizim Mısır’a göre avantajımız, üretim kapasitemizin yüksek olması ve Mısır’a üretim yatırımı yapanların büyük bölümünün de Türkiye sermayesi olmasıdır. Mısır’ın bizden alacağı pay sınırlı kalır ama Çinliler ve Pakistanlılar da şimdi Mısır’a üretim yatırımını konuşuyor. Bu tarifeler böyle kalırsa Mısır üretimde büyüyecek. Benim önerim, ABD ile yeni eklenen yüzde 10 gümrük tarifesinin pazarlığı yapılabilir ya da Serbest Ticaret Anlaşması için çaba harcanabilir. Suriye özelinde de bazı çalışmalar olabilir. Suriye’nin ucuz işçiliğini yerinde kullanarak rekabet gücümüzü artırabiliriz.”
Bu Dönemi Avantaja Çevirmek İstiyoruz Aksa Akrilik Genel Müdürü Didem Tunçbilek, “Şirketimiz, Türkiye’nin tek, dünyanın ise lider akrilik elyaf üreticilerinden. Yalova’daki 600 bin metrekarelik tesislerimizin üretim kapasitesi günlük yaklaşık 950 ton, senelik ise 350 bin ton. Dolayısıyla dünya genelindeki toplam akrilik elyaf üretiminin dörtte birini gerçekleştirdiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz” dedi. Amerika’nın Türkiye’ye uyguladığı görece düşük gümrük vergisi oranları için de “Bu durumu özellikle katma değerli ürünlerimizde bizi öne çıkarabilecek bir fırsat olarak değerlendiriyoruz” diyen Tunçbilek şöyle konuştu: “Teknolojik altyapımız, hızlı uyum kabiliyetimiz ve güçlü tedarik zincirimizle bu dönemi avantaja çevirmek istiyoruz. Elbette küresel talep dalgalanmaları ve regülasyon baskıları dikkate alınmalı, ancak Türkiye’nin konumu, sanayi gücü ve güvenilir üretim kapasitesi, bize yalnızca fiyatla değil kaliteyle de rekabet etme imkânı sunuyor. Özellikle teknik elyaflar ve performans ürünlerindeki geniş ürün gamımız ile ABD pazarında var olmaya devam edeceğiz.”