| 0 212 555 94 94

Bize Ulaşın

0 212 555 94 94
0 212 555 94 94

Aksesuar Sektörünü Değerlendiren Rapor Hazırlandı


İstanbul Sanayi Odası (İSO), Konfeksiyon Yan Sanayi Derneği (KYSD) ile “Konfeksiyon Yan Sanayi Sektör Raporu” başlığında sektörü geniş kapsamlı olarak değerlendiren bir rapor hazırladı. Hazırlanan rapor, sektörün birçok kesiminden temsilcilerin katıldığı bir toplantı ile tanıtıldı. Konfeksiyon Yan Sanayi Sektör Raporu Lansmanı konulu toplantı İSO ve KYSD tarafından 14 Mayıs 2024 tarihinde Elit World Grand İstanbul Hotel’de gerçekleştirildi. Toplantıya, İSO Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel, KYSD Başkanı Murat Özpehlivan, TGSD Başkanı Ramazan Kaya, TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Başkanı Şeref Fayat, TMHF Başkanı Hüseyin Öztürk ve birçok sektör temsilcisi katıldı. Dr. Can Fuat Gürlesel tarafından hazırlanan Konfeksiyon Yan Sanayi Sektör Raporu, sektörün küresel olarak analiz eden önemli bir kaynak niteliğini taşıyor.

Rapor Sektörün Bugünü ve Geleceğine Işık Tutuyor

Konfeksiyon Yan Sanayi Sektör Raporu, hakkında bilgi veren KYSD Yönetim Kurulu Üyesi ve İSO 15. Grup Konfeksiyon Yan Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Muharrem Özçelik, raporun sektörün bugünü ve geleceği hakkında önemli bilgiler vermekle birlikte özellikle sürdürebilirlik, rekabet kriterleri ve inovasyon konusunda büyük katkı sağlayacağını ifade etti. 



Koşullar Daha Zorlaşmadan Çözüm Oluşturmalıyız                                            

KYSD Başkanı Murat Özpehlivan da toplantıdaki konuşmasında şunları söyledi: “Maalesef ekonomik anlamda ülke ve sektör olarak zor bir süreçten geçmekteyiz. Konfeksiyon yan sanayi sektörü yüksek işçilik maliyetleri, nitelikli çalışan bulma sorunu ve verimsiz üretim yapıları, yüksek enflasyonun getirdiği maliyet yükü, yüksek faiz ve finanssal maliyetler, düşük seyreden döviz kurları dolayısıyla rekabet etmede güçlük, konkordatolar yoluyla ticari kayıplar, zayıf iç ve dış talep, haksız rekabete yol açan ithal ürünler ve kayıt dışı üreticiler gibi birçok zorlu etken arasında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Tüm bu zorlu koşullar altında üretmeyi, istihdamı ve ihracatı hedefleyen konfeksiyon yan sanayi sektörümüz ne yazık ki yatırım ortamından ve karlılıktan günbegün uzaklaşmıştır. Yukarıda bahsettiğimiz sorunlara ivedilikle çözüm bulunmaması durumunda ülkemiz ihracatına ve ekonomisine çok büyük katkılar sunan bu sektör daha ciddi sorunlarla yüzleşmek durumunda kalacaktır. Kuruluşu on yıllar öncesine dayanan ve tarihi köklü yatırımlarla ve büyük emeklerle bezenmiş bu nadide sektörü koruyup kollamak başta ülkemiz ve insanımız olmak üzere ekonomimizin geleceği adına da büyük önem arz etmektedir. Her platformda dile getirdiğimiz gibi bu gerçeğin ilgili merciler tarafından dikkate alınması ve acil tedbirlerle konfeksiyon yan sanayi sektörünün öncelikli endüstri dalları arasında değerlendirilmesinin fazlasıyla önemli olduğu kanaatindeyim.”

Kaliteli Üretim İçin Yan Sanayi Şart                                                                                     
İSO Yönetim Kurulu Üyesi Vehbi Canpolat, kaliteli ve hızlı hazır giyim üretiminde konfeksiyon yan sanayisinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Hazır giyimde gelişen diğer ülkelerin yan sanayide o kadar hızla gelişemeyeceklerini düşündüğünün altını çizen Canpolat, meslek liselerinin sayıları artırarak hem yan sanayi hem de tüm ülke ekonomisine daha çok katkı sağlanacağını da belirtti.

Küresel Koşulları Dikkatli Değerlendirmeliyiz                                                               
TMHF Başkanı Hüseyin Öztürk: “Hazır giyim sektöründe günümüz küresel koşulları ele alındığında katma değerli üretim ve aktif pazarlama ön plana çıkıyor. Standart üretimde büyük rol oynayan konfeksiyon yan sanayi de bu iki konuda sektöre büyük katkı sağlayacak” dedi.

AB’den Gelen Siparişlerde Ciddi Düşüş Var
TGSD Başkanı Ramazan Kaya: “AB alım gruplarına siparişlerine baktığımızda geçen yıla göre yüzde 50’lik bir düşüş göze çarpıyor. Stoklar azaldıkça sipariş veriyorlar. Mutlaka Türkiye, AB Pazarı için önemli. Ancak bu alım şekli yaklaşık bir yıl daha sürecek gibi görünüyor. Geçen yıla kıyasla 350 bin kişilik bir istihdam kaybı yaşayan sektörümüz, değişim ve dönüşüm süreçlerini tamamlamalı. Yıllardır üzerinde durduğumuz katma değerli üretim için aksesuarlar büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.

2025 Baharı’nda Normalleşme Bekliyorum                                                                   
Türkiye Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sanayii Meclis Başkanı Şeref Fayat da şöyle konuştu: “Zor bir süreçten geçiyoruz. Pandemi nedeniyle hepimiz aldatıcı bir süreçten geçtik. Büyüdüğümüzü zannettik, çeşitli yatırımlar gerçekleştirdik ve maalesef yanlış yatırımların gölgesinde kaldık. Şu an maalesef hazır giyim sektörümüz ham maddeyi rakiplerinden daha pahalıya kullanıyor. Dünyayla rekabet içibn aynı ham madde fiyatlarına ulaşmamız lazım. Türkiye güçlü bir ülke ve pek çok avantaja sahip. Her şeyden önce coğrafi yakınlığımız ve yan sanayinin ülkemizde bulunması bize büyük avantaj sağlıyor. Bu süreç zorlu olacak. Ancak 2025 baharına doğru bu sorunların üstesinden geleceğimize inanıyorum. Hep birlikte hareket ederek, sektörümüzü daha güçlü hale getireceğiz.”


Konfeksiyon Yan Sanayi Ekonomik ve Coğrafi Koşulları Doğru Değerlendirmeli

İSO Danışmanı ve ekonomist Dr. Can Fuat Gürlesel, raporla ilgili yaptığı sunumda şunları söyledi: “Tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon yan sanayi sektörlerinin geleceğini değerlendirirken, Türkiye'deki ve dünyadaki ekonomik gelişmelerin etkisini de göz ardı etmememiz gerekiyor. Pandemi, son yıllarda sektörümüzü derinden etkileyen bir dönüşüm yaşattı ve sektörümüzü değiştirdi. 2021'de aşının piyasaya sürülmesiyle birlikte normale dönüş beklentileri arttı, ancak tedarik güvenliği konusundaki endişeler devam etti. Dünya ekonomisi, 2021 ve 2022 dönemlerinde %5'lere varan büyüme performansı sergiledi. Orta vadeli süreçte sektörümüzün seyrini de büyüme performansları belirleyecek. Şimdilerde bir yavaşlama görüyoruz. 2023’te kuvvetli bir daralma oldu. Bu sürecin hazır giyim sektörüne de etkisi oldu. Hazır giyim sektörü, pandemiden önce 450-460 milyar dolarlık bir hacme sahipken, pandemiyle birlikte bu miktarda bir gerileme yaşandı. Rakiplerimize baktığımızda, özellikle Çin ve Bangladeş'in ihracatlarındaki artışları görüyoruz. Bu durum, ihracatçılarımızı etkileyen önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Dünya ve Türkiye hazır giyim sektöründe bir dönüşüm süreci yaşıyor. Ne olursa olsun, enflasyonist süreçler hazır giyim tüketimini artıran süreçlerdir ve yan sanayi için bir artıdır. Aynı zamanda son dönemde Kuzey Afrika Ülkeleri’nde artan hazır giyim üretimi ülkemizdeki yan sanayi üretimi için önemli avantajlar sunmaya devam edecektir. ”

Sektör temsilcileri toplantının ardından toplu bir şekilde hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Haber Merkezi - 2024-06-02